Genel — 13 Haziran 2014
Nereye bakıyor, nereye koşuyoruz

Bir deneyin göreceksiniz. Biriyle konuşurken, siz neye bakarsanız muhatabınız da ona bakar.

Otomatik ve istemsiz bir tepkidir bu. Gruplar halindeyken de geçerli. Toplulukta gözler konuşanın gözlerini takip eder, dinleyenler onun baktığına bakarlar. Bizler pek farkında değilizdir ama, dedektif, istihbaratçı, yönetici, siyasetçi, pazarlamacı ve benzeri bir dizi profesyonel, insanları gözleriyle bile etkilemeyi bilir ve onların bu özelliğinden bol bol istifade ederler. İyi futbolcular da gözüne hakim olmayı, bakmadığı yere gitmeyi, bakmadan topla oynamayı bilir.?Kalecileri,?rakip?oyuncuları gözleriyle yönetip, ekarte etmeyi de… Göz güçlü bir silah bile olabilir, icabında. İnsan, gözü yaşlı olana da, gözleri gülen birine de dayanamıyor, direnemiyor… Göz nereye bakarsa, zihin ve gönül onunla meşgul. Beden de peşlerinden geliyor. İnsanları, davranış ve tepkilerini değiştirmek isteyenler, gözlerin kalbin aynası olduğunu da iyi biliyor. Muhataplarının gözlerinden aldıkları sinyallere bakarak, kendi hareket tarzlarını belirliyorlar. Göz bir mecaz. Günümüzde, toplumları, insanları, davranışlarını, duygularını, durumlarını ve gidişatlarını “görebilmek” için görünür, görünmez, bilinir bilinmez, o kadar çok imkan, araç, gereç ve fırsat var ki… Elektroniğin, dijitalin, mobilitenin ve bunların ürettiği akıl almaz miktarlardaki bilginin işlendiği bilgi-iletişim imkanları sayesinde, kimin “nereye baktığı”, “ne yaptığı” ve “nerede olduğu” türünden bilgiler, muazzam fırsatları da beraberinde getiriyor ve bunlar kitleleri etkilemek için kullanılıyor… Pazarlama dahil, başarının temeli olan strateji ve yönetim, nereye bakacağını bilmek ve odağını kaybetmemekle yakından ilgili. Çoğunluğun baktığı yere bakanlar, kendi istedikleri yere gidemiyor, hatta, yollarını kaybediyorlar. Stratejistler ise, başkalarının ve rakiplerinin nereye baktıklarını, durumlarını iyi takip ediyor, daha sonra “gözlerini”, kitleleri baktırmak istediği noktalara teksif ediyorlar ki, yığınlar da peşinden gelsinler. Toplumları ve piyasaları derinden değiştirebilenler, farklı yönlere bakabilen bu kişiler arasından çıkıyor. Lakin, bakacak yeri de iyi seçmek lazım. Ne demişler: “Gözü yıldızlarda olan, önündeki çukuru göremez.” Allah korusun…

Related Articles

PAYLAŞ

About Author

editor

(0) Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>